FRM TV

Abe Kaynana Naptın Bize ?

Ayhan Oytun

Ayhan Oytun

FRM TV'de Yazar

Erkeğin kalbine giden yol, midesinden mi geçer ? Yana yakıla oğluna hamarat gelin arayan kaynana yemek yapmayı bilmeyen kadını neden evliliğe hazır olarak hissetmez ? Yoksa bu tez anneler tarafından uydurulmuş bir savunma mekanizması olup bunun için mi şehir efsanesine dönüşmüştür ? Tabiri caizse eski toprak dediğimiz ve altıncı hislerine güvendiğimiz anneler için yemek neden bu kadar önemlidir ?
Onlarca yüzlerce medeniyete ev sahipliği yapmış ve çeşitli kültürlerin uğrak yeri olmuş Anadolu coğrafyasında yaşayan her millet haliyle buralarda kendinden izler bırakmıştır. Gerek mimari, gerek insani, gerek de dini… Farklı sosyolojik, demogrofik hatta fizyolojik yaşantılardan geriye de farklı kültürler ve bu kültürlere mahsus damak tatları da bizlere miras olarak bırakılmıştır. Bizi biz yapan da bu mihenk taşlarının çeşitliliği olmuştur. Bu zenginlik ve çeşitlilik de bizleri dünyada mutfak kültürü üst düzey olan sayılı ülkeler arasında yer edinmemiz imkanını vermiştir. Şimdi gerisin geriye gidildikçe ataerkil bir toplumdan geldiğimizi de hatırlatarak kadının bu vazifeyi idame ettiren en önemli figür halini alması da haliyle normal karşılanmalıdır. İşte bu çok çeşitlilik içerisinde kendine hiç bir pay çıkaramamış kadın, erkek anneleri tarafından evliliğe hazır olmayan kadın olarak lanse edilmiştir. Oysa ki kadının sorumlulukları sadece yemek yapmayla bitmiyor ki ? Kayın ve kaynana O’na her oturmaya geldiğinde yemekler yapmasını beklemiş, börekler açmasını arzu etmiştir ! Ehh hali hazırda bu işlere girişmişken birazcık da ev işlerine yardım etse fena olmaz hani denmiş, hızını alamayan gelin kızlarımız kayın valideye hizmet ederek de hanesine extra bonus yazdırmayı görev edinmiştir ! İki güler yüz sunup arada dedikodu kaynatmak da işin kaymaklı kadayıfı oluvermiştir ! Annelerin gözündeki ideal gelin adayı ahanda tam budur ! Bu kombini eksiksiz uygulayan kızlarımız kaynanalarının gözünde oğluna layık bir eş adayıdır ! Sende çok negatifsin be diyenleriniz olacaktır halbuki bu en iyimser ve pozitif olanı ! Gelin kardeşlerimiz bu psikolojiyi ama az ama çok yaşamış belki de yaşıyorlardır. İki günde bir eve zırt pırt gelen kaynanalar vardır mesela. Hep saygı ve hoşgörü görmek isterler çoğunlukla. Bir de üzerine sevgi pıtırcığı rolü üstlenmenizi beklerler ayrıca. Kaynananın karşısında iki elini dizlerinde birleştiren saygılı gelin raconu kesen ne çok kadın vardır ve bu vaziyet ne sıkıcı ve çekilmez bir ‘hal’ alır… Hele bir de çalışan bir kadınsan hiç şansın yoktur. Zaten işten eve yorgun argın geliyorsundur, bütün gün insanlarla uğraşmaktan helak olmuşsundur ve tüm bu yorucu geçen mesailerden sonra kendini ödüllendirip yalnız kalarak kafa dinleyeceksindir ki kapı çalar… Zordur kardeşim böyle kaynananın gelini olmak be !
Ama ununu elemiş eleğini duvara asmış kaynana için en önemli ve olmaz ise olmaz olan yemektir. Yesin, içsin, aman dedikodu yapsın, iki gülsün eğlensin, tüm bunlar yapılırken de üzerine hizmet görerek de onurlandırılsın ister… Maşallah anne oğluna sanki kız değilde kendine asistan bakıyor sanırsın ! Madalyonun öteki yüzünü çevirdiğimizde ise farklı bir durum ortaya çıkıyor… Her kaynana da böyle değildir tabiki. Oğlumun mutluluğu herşeyin üzerindedir deyip kendisi için bir beklenti içerisine girmeyen kaynanalar da vardır… Yemeği kendi boğazı için değil de oğlunun boğazı ve cebi için dertlenen ve bunun için kuşku duyanları vardır. Kaynanaya gerek yok zaten hiç yemek yapmayı bilmeyen kadına şüphe ile yaklaşmayan erkek mi vardır ki ? Acaba gezmeyi tozmayı çok seviyor da ondan mı işine gelmiyor, Hazıra alıştığı için mi yemek yapmayı bilmiyor, yemek yapma olayını fazla mı demode buluyor da yapmıyor diye düşünmeden edemiyor muyuz sanıyorsunuz ? E yemek yapmayı bilmeyen kadının pazar kültürü de yoktur haliyle, bir alışverişe gitse etiketlere bakmadan sepeti de dolduruverir ya külliye ! Yandık ki ne yandık… Hazıra dağ mı dayanır ki kardeşim. Haftanın 3 günü dışarıda yemek yersin, kalan günlerde de yemeği er kişi yapıversin ! Olmaz öyle falso işler. Bunlar hep öteki cinse terso, hep ofsayt hareketlerdir. Yahu bu kadın hiç mi yemek yapmasını bilmiyor Allah aşkına ! İki yumurta kırmayı bari bilir insan… Kadın çalışıyordur bir gün sen yaparsın bir gün o yapar… Bak burada bir sıkıntı yok hayat müşterektir. Kadın bütün gün çalışsın birde gelsin hergün yemeği o yapsın… Bu da aslında pek kabul edilebilir bir durum değildir lakin kadın bunu kendinde bir sıkıntı ve yük olarak görmüyorsa zaten problem yoktur. Ama karşılıklı iş hayatı olan çiftlerin eşit oranda birbirlerine yardım etmesi gerekli bir sorumluluktur. En azından ben böyle düşünenlerdenim. Ama hiç yemek yapmayı bilmemek de nedir ? İşte bu vaka-i vakvakiye ilişkilerin kırmızı çizgisidir ! Etmeyin eylemeyin tez zamanda iyi kötü yemek yapmasını öğrenin…

Paylaş:
2
0
YAZARIN SON YAZILARI
BİR BAYRAM SABAHI… - 25 Haziran 2017
Abe Kaynana Naptın Bize ? - 13 Haziran 2017
GÖZTEPE - 6 Haziran 2017
DİSİPLİN ÇOCUKLARI - 1 Haziran 2017
ANNEM… - 13 Mayıs 2017
AYAKKABI MESELESİ ! - 30 Nisan 2017
BATIL TOTEM ! - 30 Mart 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ