Ç.İ.S. (Çakma İşçi Sendikaları)

Tarihini televizyon dizilerinden öğrenen insanlara işçi ve memur sendikalarının tarihini anlatmak gerekir.

12 Eylül öncesinden beri her siyasi görüşün ayrı bir sendikası olur. Sağcı işçilerin sendikası farklı solcu işçilerin sendikası farklı olurdu. İnsanların ateist, sağcı yada solcu olup olmadıkları alınlarında yazmadığı için bağlı oldukları sendikadan anlaşılırdı.

12 Eylül darbesine kadar evet sendikaların elinde büyük bir güç vardı. Bu güç 12 Eylül darbesi ile birlikte yok oldu. İşçi memur haklarını savunacak sendikalar ya sindirildi yada amaçlarından saptırıldı.

Sendika grev kararı aldığı zaman konu ile ilgisi olmayan insanlara değil işverene zarar verecek şekilde hareket planı yaparlardı. Bu yöntemle halk desteğini almaya çalışırlardı.

Sendikalı olmanın bir yararını görmedim. Zararını çok tanık oldum.

Sağlık sektöründe olduğum ve bu sektörde grev yasak olduğu içindir belki de. Ama şundan eminim bu yasak olmasa bile hiçbir sağlıkçı iş bırakma kararı alınsa bile,  hastanesinin acil servisini ve yoğun bakımlarını kapatıp HALKINI mağdur etmezdi.

Sendikaya üye bir işçi sadece rakamdan ibarettir. Maaş zammı yada ek destek istediği zaman işverenine gidip isteyemez. Sendikaya danışması gerekir. Sendika üyesi çalışanlar çalışma süresine göre tecrübeli yada tecrübesiz diye sınıflandırılır.

Sendikalara göre; Aynı işletmede sağa sola çatarak orada burada kaytararak yıllarca, birkaç dakikalık bir işi birkaç saatte yapabilen, işinden bihaber işçi, işe bir yıl önce başlayıp kıdemlilerin birkaç saatte yaptığı işi birkaç dakikada yapan işçiye göre daha kıdemlidir ve maaşı daha yüksek olmalıdır.

Son 1 haftadır bir sendikaya üye 300 kadar işçi asgari ücret aldıklarını gerekçe göstererek çalıştıkları işletmenin imkanlarını kullanarak kendileri gibi işçi/memur yada adayı olan yüz binlerce insanı mağdur ederek bir grev gerçekleştirdi.

Bugün sendikaları ile şirketleri anlaştı.

Sorularım şunlar:

  1. Günde 300.000 İNSANın kullandığı işletmenin kapısını kapatarak sesinizi çabuk duyurdunuz. Siz İzmir’in bel kemiği olan bir şirkette değil de TEKEL gibi bir şirkette çalışsaydınız ve burada iş durdurma kararı alsaydınız halka sesinizi nasıl duyuracaktınız?
  2. Asgari ücret aldığınızı açıklayıp duran mesajlar yaydınız. Ama grevin sonraki günlerinde anlaşıldı ki içinizde gerçekten asgari ücret alan arkadaşlarınız bile o taşıdığınız yüz binlerce asgari ücret alan insandan daha fazla kazanıyormuş. İkramiye, ıvır zıvır yardımları ile. En basiti o taşıdığınız asgari ücretli insan ayda en az 150 TL yol parası veriyor ayda 1.300 TL maaş alabilmek için. Peki siz?
  3. Grevin ilk gününden itibaren “işçi hakları, işçilerin çalışma şartları düzelsin diye grev yapıyoruz” dediniz. Ama o şehirde sizden başka işçilerinde yaşadığını unuttunuz. Sizin ay sonunda cebinize girecek para artacak diye kaç asgari ücretli insan işten kovulmamak için taksiye 30-40 TL para verdi haberiniz var mı? İşçiyiz kardeşiz destek bekleriz diye sloganlar attınız. Peki, neden sizin gibi işçi olan diğer insanlar için de bir şey yapmadınız? Madem sindirildiklerini düşünüyordunuz, onlara cesaret vermek istediniz ve desteklerini beklediniz ama hiçbir açıklamanızda genel anlamda işçi hakları ile ilgili bir metin olmadı. Hep biz bunu alıyoruz, Metro çalışanları bunu alıyor, TCDD bunu alıyor. Sizin dışınızdaki işçilere de babayı almak düştü grevinizde. Şimdi her ay hesabınıza yatan asgari ücretin üstündeki maaşınıza zammı aldınız. Peki parası çıkışmayan işçi kardeşlerinizi “ACİL GİRİŞ” kapısını açarak onu yolda kalmaktan kurtaracak mısınız?
  4. İnternette sahte hesaplarla kendi kendinizi destekleyip algı yanıltması yaptınız. Bu taktik bazı siyasi partileri seçimlerden önce yaptığı taktikti. Arkanızda gerçekten halk ve diğer işçi sendikalarının desteği olduğunu düşünüyor musunuz? Cevabınız evetse hafta sonu Alsancak garının önü neden miting alanı gibi olamadı? Onlarca sendika OHAL durumunda grev yapmayı başaran 300 kişiye destek olmak için hiçbir üyesini ikna edemedi mi? Hadi sendika bulaşmak istemedi diğer sendikalara üye işçiler neden toplanıp Alsancak garının önünü miting alanına çevirmedi? Bu sorunun cevabını hiç düşündünüz mü? Onları mağdur ettiğiniz, yaptığınız grevle işvereni değil bir şehrin yaşayanlarını cezalandırdığınızı düşündükleri için olabilir mi?

Soracak çok soru var.

Yaşınız daha genç. Siyaset tarihini ve siyasette psikolojik harbin nasıl uygulandığını böyle yavaş yavaş öğreneceksiniz. Biraz siyaset bilginiz olsaydı Asgari ücrete 1300 TL olarak uygunluk veren bir partinin temsilcilerinin sizi desteğe gelişini manşet yapmazdınız. Bununla övünmezdiniz.

Yaşınız genç. Biraz sendika ve işçi memur grevleri hakkında bilginiz olsaydı eskiden grevlerde kendi sınıfını ezmeden nasıl eylem yapılacağını öğrenir ve koskoca bir şehri cehenneme çevirmeden ve daha fazla bir destek alarak grevinizi bitirebilirdiniz. Sizi yönlendiren sendika güya sizin haklarınız için diğer işçi sınıfını ezmiştir. Buna sosyalizm değil kapitalizm denir. Çünkü ezmek kapitalizme özgüdür. Sosyalizm ise ezmeye karşıdır. Özetle sizin sendikanız “işçi sınıfını ezilmekten kurtaracağız” derken daha büyük bir işçi sınıfını ezmiştir.

Grevin ilk günlerinde helal olsun diyen sonrasında da size küfür eden kaç yüz bin insan var hiç düşündünüz mü? Doğru ya. Siz zammınızı aldınız. Onlar da grev yapsın zammını alsın. Size ne? Ama o insanlar fabrikada çalışıyorlar. İş bırakma eylemi yaptıklarında ürettikleri ürünleri başka fabrikalar da ürettiğinden sesleri pek çıkamayacak. Sizin sesinizin duyulma sebebi sizin gücünüzden değil, çalıştığınız şirketin gücünden kaynaklıydı.

Siz grevinizde işvereni değil bir şehri cezalandırdığınız için benim gözümde ezilen işçi sınıfı değil, işçi sınıfını ezen kapitalistlerin maşası olarak kalacaksınız son nefesime kadar.

Gerçekten amacınız işvereninize zarar ettirmek olsaydı eğer, kepenk kapatmak yerine diğer işçi kardeşlerinize destek olup onların saygısını ve desteğini kazanabilmek için mesai saati başlangıcında ve bitişinde turnikeleri devre dışı bırakıp işçi kardeşlerinizi “ACİL GİRİŞ” kapılarından ücretsiz taşırdınız.

Ama siz bunu yapmadınız. İşçi kardeşlerinizi cezalandırdınız.

Şimdi zammınızı aldınız. Bu kadar kişinin ahını da.

Hayrını göremezsiniz umarım demeyeceğim. Haydan gelen huya gider atasözümüze güveniyorum.

Sendikalara dönecek olursak.

Koskoca şehri felç eden işçilerin sosyalistliklerinin çakma olduğu gibi günümüz işçi sendikaları da çakmadır.

Günümüzde cemaatler ne ise sendikalar da odur. Kitlelerin gücünü gruplara bölüp yok etmek için kullanılır.

Paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Sen yap

avatar
1000
Photo and Image Files
 
 
 
Audio and Video Files
 
 
 
Other File Types
 
 
 

wpDiscuz