FRM TV

Dokuz kovu bir büyüden evladır

  • Genel
  • 22 Aralık 2016
  • 225 KEZ GÖRÜNTÜLENDİ

[c_dropcap]Toplumsal olarak şahit olduğumuz yıkım, bireysel yaşamlarımızı da ele geçirmeye başladı. Artık eskisinden daha karamsar, eskisinden daha korkak ve eskisinden daha da umutsuz bir haldeyiz. Her gün bir şeylerden kaçma, her an bir şeyleri değiştirme, her an bir şeylerden vazgeçme derdindeyiz. Kendimizi güvende tutma ihtiyacımız her geçen gün kutuplaşmaları arttırıyor. İlişkilerimiz derinden sarsılıyor çünkü toplumsal kutuplaşma aslında bizleri var olan insani değerlerimizden de uzaklaştırıyor. Dünya bir dar boğazdan geçiyor diyerek sizlere tehlikenin boyutlarından bahsetmeyeceğim. Ben aslında daha büyük bir tehlikeden bahsetmek istiyorum. Etkisi altında olduğumuz, bizi toplam farkındalıktan uzaklaştıran, tüm yaşamımızı cehenneme çeviren Büyüden…[/c_dropcap]

Kendi kendimize yaptığımız ve bize yapılan büyülerden, bize yüzlerce pranga takan tüm işittiklerimizden… Son dönemlerde kehanet yöntemlerine sık sık başvurulduğunu görüyorum.

Tarotlar, iskambiller, gelsin kahveler gitsin fallar. Birilerinin kendine yapıştırdığı çaresizlik hali falcıların baya işine yaramaya başladı ancak bu başka bir konu. Burada dikkatinizi çekmek istediğim alan, ilişkilerinizi, işinizi, ruh hallerinizi yönetirken falları referans alıyor olmanızın yarattığı tehlike. Baktırdığınız her fal ya da başvurduğunuz diğer kehanet yöntemleri asla değiştirmeyi bile düşünmeyeceğiniz gelecekler yaratıyor. Hepsinin körelten enerjisi birleştiğinde, sizi, kendi kudretinizi bilinçsizce reddettiğiniz bir alana getiriyor. Aslında öngörülebilir olan geleceği, başkalarının sözleriyle yıkıp, asla aşılamayan duvarlar inşa ediyorsunuz.

[c_dropcap]Ve işte bu noktada falcıların sözleri birer büyüye dönüşüyor. Siz duyduklarınızı zihninizde tekrar ettiğiniz her seferinde büyüyü daha da güçlendiriyor ve kendi kendinize yeniden yeni büyüler yapıyorsunuz. Eğer duyduklarınız güzel bir geleceği vadediyorsa durum sıkıntılı. Çünkü özde iyiyi ve kolay olanı alıp kabul edemeyen toplumsal bakış açılarından beslenen bizler, kolay ve neşeli olanı seçmenin yanlışlığından seçimler yapıyoruz. Kendimizi kolayı ya da keyifli olanı seçtiğimiz için öldüresiye yargılıyoruz.[/c_dropcap]

[c_dropcap]Nihayetinde iyiyi hak etmediğimize karar verip tüm olasılıkları kapatıyoruz. Eğer duyduklarınız çirkin bir geleceği vadediyorsa durum daha da sıkıntılı. Bu defa duyduklarımızı işimize, ilişkilerimize, ruh sağlığımıza yansıtıyoruz. Diğer insanların asla bilmediği senaryolar üretip gerçek olduğuna inanıyor ve bir de insanlara türlü bedeller ödetiyoruz. “ Dokuz kovu bir büyüden evladır “ denir bizim köyde. Asıl mesajını uzun yıllar fark edemeden, öylesine sohbetin kıvamına yakışıyor diye kullandığım bu deyişinde özetlediği gibi, size söylenen ve sizin söylediğiniz tüm kehanet içerikli sözcükler tekrarlandıkça büyüye dönüşür, sizi büyüler ve bir gün gerçekten gerçeğiniz olur. Siz yine de geleceği ve gerçeği merak edeceksiniz. Bunu da biliyorum.[/c_dropcap]

Bu durumda önerim yaşamınızın her anında, içinizde gerçeğe ya da geleceğe dair bir merak uyandığında, kehanet yöntemlerine her başvurduğunuzda şunu tekrarlamanız; “ Her şey göründüğünün tersidir, hiçbir şey göründüğünün tersi değildir. “ Ve Hatırlayalım; Bizler, doğuştan geleceğimizi seçme ve özgür olma hakkına sahibiz. Bizler, ısrarla farkında olmayı reddetsek de yapılmış ve yaratılmış her büyüden çok daha kudretliyiz. Bizler kehanet yöntemlerine bel bağlamak yerine, yaşamdan bizim için en iyi geleceği yaratacak olanı bize vermesini talep edebiliriz.

Paylaş:
0
0
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ