Güneşi Kaçırdım Diye Gözyaşı Dökersen Yıldızları da Göremezsin !

12366580_939604742790045_133564284_nGeçen hafta içerisinde bir öğrenci arkadaşımızdan yardım etmem konusunda bir mail aldım. ”Güneşi kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları göremezsin” ahanda senin sunumun bu öğrenci kardeş ! demiş öğretmenleri. Alengirli şeyleri pek bir sever hocalar zaar. Ben sana lego verdim al ne yapıyorsan yap, nereye neyi dikecen bakalım deyip hayal gücünü de serbest bırakan  özdeyişler seçmişler. Okurken güzel de pek umumi ve ufku geniş be örtmenim ! Kutluyorum ayrıca  google amcaya sorduğunuzda bir karşılığı olmadığı için. Demek ki google da herşeyin bir karşılığı yokmuş öyle büyüttüğümüz kadar süper zeka değilmiş, her güzelin bir kusuru olur muş ! Bizler eskiden kendimizi kütüphanelere atar dönem ödevini araştırıp bulacağız diye canımız çıkardı. Bu özdeyişin google da karşılığı yok, kütüphanelerde arayıp bulma ihtimali de epeyce bir  zayıf. (ben bulamadım)
Durum böyle olunca iş başa düşüyor haliyle ! Öğrenci kardeşimiz bakmış işin içinden çıkamıyor buralarda iki kelam laf yapıp kalem oynatan bir deli var benim için de bişeyler yazar belki diyerek düşünmüş çalmış kapımızı. O halde, hadi bakalım eğitim şart ! diyerek başlayalım.
Konu biraz kapsamlı ve nereye çekersen oraya gider modunda olduğundan canlı-cansız, somut- soyut ne  varsa kapsamakta sanki. Hatta, hayatın içinde karşılaşacağımız herşey den biraz var !
Birini çok severiz. Öyle çok severiz ki hayatımızın merkezine alır, kendimizi unutacak kadar bağlanırız ona. Her hareketine, her düşüncesine, her kelimesine kısaca onda olan herşeye bayılırız. İdol yaparız, gözümüzde büyütürüz de bazen onsuz yapamayız ! Hiç kimse vazgeçilmez değilken vazgeçilmez kılarız bazen, hatta bazenin de ötesine geçer ‘her zaman’ yaparız ! Oysa ki kimse vazgeçilmez değildir. Bunun adı sevgi olabilir, aşk olabilir, o ne derse doğrudur denebilir, bu derece hayranlık mecazen kör de edebilir. Bu ettiklerinin bir karşılığı olmalıdır elbet. Eden bulur dünyası diye boşuna söylememişler de zaten değil mi ? Merkezine bu kadar alıp, büyütüp, yeşerttikten sonra; duygusal olarak, emeklerinin karşılığını alamayarak, ilgi ve alakadar bir geri dönüşüm alamadığında onun gibisi tekrardan gelmeyecek diye de üzülebiliriz. Tüm bunları yaparken ve onu vazgeçilmez kılarken çevrende sana kıymet veren insanları farketmeyebilir, zaman ve mekan olarak ta zerre kadar değer vermeyerek’ red’ de edilebiliriz. Sadece onun seni anladığını ve onun yanında kendini iyi hissedebileceğin algısını zihnine yerleştirdiğimizde sana başka anlamlar ve zenginlikler sağlayabilecek güzelliklerin farkına da varamayabiliriz. Bazen de ıskalamaktır, geç kaldığını düşünmektir ve sonra ‘harç bitti yapı paydos’ moduna bürünmektir. Tamam artık giden gitti, kaçan balık büyük oldu benden bu kadar deyip ipleri de salıvermektir… Bazen de emek verip emeklerinin karşılığını alamamak sonra teslim bayrağı çekmektir…  Bak ne yaparsam yapayım olmuyor güneş tepemde bir türlü doğmuyor diyerek vazgeçmektir ! Zerre kadar umut beslemektir aslolan düştüğün yerden yeniden, inatla sarılmaktır yeşeren bir dala ! Sevgiyle,emekle, yılmadan yeniden ama yeniden ışığı beklemektir bir gün tekrardan göreceğim umuduyla ! Hayat, taktığımız at gözlüklerinden ibaret bir dünya değil elbet. Yeni düşüncelere, yeni insanlara, olaylara, duygulara, fikirlere ve yaşamlara da açık olmak gerek. En sevdiği oyuncağı olan kamyonunu kaybetmiş bir çocuk, belki ona sunulan daha güzeli ve iyi bir oyuncağı inadından ve başka oyuncaklarla mutlu olamayacağını düşündüğünden tadamayacak. Başını iki elinin arasına alıp, ağlayıp zırladığı için O na kamyon yerine sunulan bir oyuncak arabadaki hazdan, uçurtmadan ve tüm diğer güzel oyuncaklara inat sadece o oyuncağını isteyip bulamayışından ötürü mahrum kalıp küçük dünyasındaki  hayatının içine kapanacak belki  ! Gönülden göklere yükselen uçurtmanın güzelliklerini sadece işte o na  takılı kaldığı için tadamayacak. Fırsatlar da böyle değil midir ? Hayatında sadece bir kere eline geçeceğini düşündüğün birşeye odaklandığından dolayı belki de önüne çıkan diğer fırsatları değerlendiremeyeceksin. Tamam belki hayat insana bir ikinci şansı zor veriyor da olabilir ama ”bir kere elime geçti, bir daha geçmez” mantığı da tamamen umutsuzluğa sürüklememeli bunu bir kader ya da alın yazısı olarak kabullenip yaşamamalıyız. Olmayanın peşine takılmak, olacakların da önünde geçmektir bir anlamda. Bırakın üzülmeyi ve önünüze bakın. Umutsuz yaşayarak kahrolmak göreceğiniz güzel günlerin, kovalayacağınız her hayalin en büyük düşmanıdır. Hayat varsa umut hep vardır. Güneş varsa, yıldızlar da vardır.
Sevgiyle…
Paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Hiç oy verilmemiş:( İlk oyu sen ver

Yorum Yap

2 Yorum var "Güneşi Kaçırdım Diye Gözyaşı Dökersen Yıldızları da Göremezsin !"

avatar
1000
Photo and Image Files
 
 
 
Audio and Video Files
 
 
 
Other File Types
 
 
 

Altan yılmaz
Ziyaretçi
Altan yılmaz
18 Aralık 2015 09:26

Hayattimda inisler cikislar oluyor engeller cikiyor. Ama bir umuttur insani yasatan diyip gunumuzu sonuna kadar dolu dolu gecirmeye calismak gerekiyor aslinda olay nedir biliyormusunuz…KARSİNDA Kİ İNSANA NEKADAR İHTİYACİN BELLİ ETTİGİN ZAMAN ..OKADAR MUHTAC ETTİRİYOR KENDİNE ” oyuzden karsindakine ihtiyacinin oldugunu olculu duzeyde bilmesi gerekir ..bilmesinden fazla bilirse yapamiyacallarinin siniri yoktur diye dusunuyorum …yazilarini severek ve istiyerek okuyorum ve her okuyusumda benim dogrularima ..bir yenisini daha ekliyor ve bu beni mutlu ediyorr…saygılar sevgiler kardesimm….

wpDiscuz