SEVGİSİZ OLMAZ…

ayhanoytunthumb9 ay anne karnına alışmış bebek dünya ile ilk tanıştığı an önce ılık bir rüzgar ile irkilir sonra ağlamaya başlar, bakın ben orada 9 ay iyiydim rahatımı bozdunuz siz benim der gibi… Zaten bu ilk zırlamalar hep ondandır ! Sonra sahiplenilmek ister, dokunmak ister, sevilip korunmak ister o güzelim bebecik. Bu duygular 7 yaşındakiler içinde 77 yaşındakiler içinde olmaz ise olmaz bir ihtiyaçtır. Tüm canlılar net bir şekilde muhtaç duyar buna. Sevgi hayatın her alanında süreklilik ister, dokunmak ve ten teması kurmak ta depresyonun en büyük ilacıdır. Buraya kadar hemfikir olmalıyız.

Peki dokunmak, hissetmek bu kadar ihtiyaçken ve sevginin yolu buradan geçiyorken bizler ne yapmışız ? Kız çocuklarının oynadığı yerde erkek çocuğu görüp önce elimizi ağzımıza götürerek şaşırmış, o çocuğu oradan çıkarıp almış, kız ve erkek çocuklarının ayrı ayrı oynamasını sağlamışız. Olur muymuş canım hiç kız ile erkek çocuk bir arada oynar mıymış ? demişiz. Daha ufak yaşta ayrıştırılmışız karşı cinsi tanımaktan. Oğlanlar hep oğlanlarla, kızlar hep kızlarla oynamış büyümüş. Biraz daha palazlanınca hep öğüt verilmiş, kulağı çekilmiş, ayıplanmışız. İyilerimiz, güzellerimiz hep içten içe takdir edilmiş, hatalarımız yüzümüze karşı hunharca devşirilmiş. İşte bu her daim ihtiyacımız olan içimizdeki açlık büyümüş te büyümüş, sonra da bir tabu olarak karşımıza çıkıvermiş. Birbirimizi anlamamaya başlamış, işimize gelmeyince de şiddete başvurmuşuz. Sevgiye hasret büyüdükçe hırçınlaşmış agresif bireyler olup çıkıvermişiz… Annemiz ile başlayan ve bize hayat veren o insani dokunuşların eksikliğini günden güne artarak hissedince de tamamlanamamışız ! Oysa ki birbirimizi anlamamız için hayatın içindeki dokunuşlara, dokunuşların verdiği hissetmelere o kadar çok ihtiyacımız var ki !

Yaradan öyle güzel, öyle rengarenk bir dünya yaratmış ki ne tarafına baksanız sevgiyi görüyorsunuz. Bir çiçek, bir ağaç, bir kedi yani kısaca hayatın içindeki her canlı bu kadar aç iken sevgiye ve o sevgiyi ona sunduğunuzda nelerin değişebileceğini de biliyorken, neden biz insanlar için bu kadar ulaşılamaz ve hala bir tabu olarak süregelmiş ? Değişmeliyiz. Bu kalıplarımızı yıkmalıyız. Yaşanan bu savaşlar, iç çatışmalar, birbirimizle olan kavgaların asıl nedeni de sevgisizlik değil midir sizce de… Birbirinize dokunun. Anlamak için dokunun, sevmek için dokunun. Bu bizim en masum, saf ve vicdani yanımızdır hissedin ! Çünkü buna çok ihtiyacımız var…

Sevgiyle…

Paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Hiç oy verilmemiş:( İlk oyu sen ver

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Sen yap

avatar
1000
Photo and Image Files
 
 
 
Audio and Video Files
 
 
 
Other File Types
 
 
 

wpDiscuz